Yormayın Öğretmenlerimizi! - Köşe Yazısı
Köşe Yazısı // 26 Mayıs 2022 Perşembe

Geçtiğimiz günlerde Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği doğrultusunda hazırlanan Öğretmenlik Kariyer Basamakları Mesleki Gelişim Çalışmaları ve Eğitim Programına İlişkin Yönergenin yayımlanmasının ardından, öğretmenlerimiz telaşa düştü.

Yormayın Öğretmenlerimizi!Öğretmene vereceğiniz “şartlı zam” için bu kadarına ne gerek vardı?
On/yirmi yıl çalışmış olmalısınız dediniz; sınava ne gerek vardı?
Sınavsız olmaz dediniz; yaz tatilinde eğitime ne gerek vardı?
Eğitim de olmalı dediniz; şartlar aramaya ne gerek vardı?
Bu şartlardan en az ikisini taşımalı dediniz; belgelendirmeye ne gerek vardı?

Geçtiğimiz günlerde Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği doğrultusunda hazırlanan Öğretmenlik Kariyer Basamakları Mesleki Gelişim Çalışmaları ve Eğitim Programına İlişkin Yönergenin yayımlanmasının ardından, öğretmenlerimiz telaşa düştü. Yayımlanan kılavuzda ‘Uzman Öğretmen’ ve ‘Başöğretmenlik’ için ayrı ayrı ‘mesleki gelişim çalışma tablosu’ ilan edildi. Tablolar incelendiğinde; Eğitim Öğretim ve Rehberlik Çalışmaları, Yönetime Katılım, Araştırma ve Geliştirme başlıkları altında üçer bölüm, her bölümde de alt başlıklar ve ilgili maddeler bulunduğu görülüyor.Öğretmenlerden başvuru şartı için üç başlıktan en az ikisinden birer maddede belirtilen çalışmayı yapmış olması ve bu çalışmayı gerçekleştirdiğini belgelendirmesi bekleniyor.

Maddelere bakıldığında, belirtilen süreler kadar görev yapmış öğretmenlerin görevleri gereği en az birini mutlaka yerine getirmiş olabileceği gözümüze çarpıyor. Bu durum, herkesin bu şartları taşıması istenmiş algısı yaratıyor. Sorun ise bu noktadan itibaren başlıyor: Belgelendirme.

Belgelendirme işi hem öğretmenler hem de okul/kurum idarecileri açısından şu an kimi noktada bir muamma, kimi noktada bir karışıklık… Ve korkarım ki bir noktada öğretmenin mağduriyetinin oluştuğu çözümsüzlük olacaktır.

Öğretmenlerden çalışmış olmaları istenilen süre oldukça uzun bir süre. Tayinlerle okul değiştirmiş, hatta il/ilçe değiştirmiş olmaları kaçınılmaz bir durum. Çalışmaların birini bir okulda diğerini başka bir okulda yapmış olabilirler. Hatta başka bir il/ilçede… Öğretmenlerimiz istenilen belgeleri hazırlamak için oradan oraya mı koşturacaklar?

Yine bu süreler kapsamında evrakların muhafaza edilmiş olması gerek. Okul idarelerinin arşivlerinin de saklama süreleri göz önünde bulundurulduğunda istenilen belgelere ulaşmak biraz daha zorlaşmış olmuyor mu?

Ayrıca belgelerde de aranan bazı koşullar var. Kurumların, Kaymakamlık/Valilik makamlarının “olur”larının bulunduğu yazılar istenmekte. Her belgenin de ayrı ayrı kabul şartları var.

Öğretmenlerimiz kadar idarecilerimiz de zor durumdalar. Kurumlarında bulunan personelin belge işleriyle ilgilendikleri gibi önceki yıllarda o kurumda görev yapmış öğretmenlerin de belge hazırlama işleriyle ilgilenmek zorundalar. Tabi kendilerinin de öğretmen olduğunu düşünürsek bir de kendi belgelerini tamamlama işleri var.
Ayrıca belge tamamlama işlemleri için belirtilen süre oldukça kısa. Kim, nereden, nasıl belge alacağını şaşırmış durumda.. Mutlaka aksaklıklar yaşanacak. Belgelerin hazırlanma süresi ve şeklinde öğretmen mağduriyetine sebep olma ihtimali var. Bu durum kurum idarecileri ile öğretmenleri maalesef karşı karşıya getirecek.

Eğitim öğretim yılının sene sonu iş ve işlemlerinin yapılacağı dönemde özellikle okul idarecilerimize de bir angarya oluşmuş durumda. Bu kadar iş yükünün altında müdür ve müdür yardımcılarımız da mağduriyet yaşayacak. Bunları göz ardı etmemiz mümkün değil.

Ne mi yapalım?

Gelin vazgeçelim. Hiç gerek yok bu kadarına. Öğretmen sınava tamam dedi diye eğitim çıkarıldı. Ona tamam dedi şartlar aranmaya başlandı. Ona da tamam dedi şimdi belgelendirme çıktı. Yapmayın, YORMAYIN artık öğretmenlerimizi, idarecilerimizi. Bırakın öğrencileriyle ilgilensinler. Bizi, ülkemizi bir adım daha öteye taşımak için harcasınlar enerjilerini.

Gülay ÇETKİN
Denizli İl Başkan Yardımcısı
ONLİNE ÜYELİK Herkesin sustuğu yerde "Hak mücadelenizin gür sesi olarak BİZ varız.“ anlayışıyla kurulduk. "Mesele ve sorun varsa çözümü de var." inancıyla yola çıkmış Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası -EĞİTİM GÜCÜ SEN- bu amaçla kurulmuştur.
Online Üyelik
// Diğer Köşe Yazısı